hemen-ara
whatsapp
Tüketici Hukuku - Bursa Avukat | Başkent Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

İstinaftan elektrik aboneleri lehine karar

 

15898

İstinaf mahkemesi, elektrik faturasındaki kayıp kaçak bedelini geri almak için dava açan ve çıkarılan yeni yasayla davaları reddedilen abonelerden yargılama gideri alınamayacağına karar verdi.
 
 Birçok tüketici, kayıp kaçak bedeli altında elektrik faturası ile ödediği bedeli geri almak için dava açtı.
Birçok tüketici, kayıp kaçak bedeli altında elektrik faturası ile ödediği bedeli geri almak için dava açtı.
Elektrik faturalarında tüketiciye yansıtılan kayıp kaçak bedellerini ödemek istemeyen vatandaşlar, yaklaşık 3 yıl önce çeşitli davalar açmaya başladı. Bu yönde açılan davalara, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014'te son noktayı koyarak, elektrik faturalarına yansıtılan, kayıp kaçak bedelinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Kurul'un gerekçesinde, "Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin (kaçak), kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek, hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır." denildi.
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bağlayıcı bu kararının ardından, birçok tüketici, kayıp kaçak bedeli altında elektrik faturası ile ödediği bedeli geri almak için dava açtı.
 
Ancak 17 Haziran 2016'da çıkarılan yeni yasa ile elektrik dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin kayıp­ kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelini tüketiciden alması yasal altyapıya kavuşturuldu. Böylece mahkemelerde görülen davalar, ilgili yasa gerekçe gösterilerek reddedilmeye başlandı.
 
Davaların reddedilmesi nedeniyle karşı tarafın avukatlık ve tebligat giderleri dava açan abonelerden alınmaya başlandı.
 
Bu kez davayı kaybetmesi nedeniyle yargılama giderlerini ödemek zorunda kalan Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası'nın açtığı davada ise aboneler lehine karar çıktı.
 
Sendikanın, yargılama giderinin ödenmesine ilişkin kararın kaldırılması istemiyle açtığı dava, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince reddedildi. Bunun üzerine sendika tarafından dava istinafa taşındı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 24. Hukuk Dairesi, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
 
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından davacı aboneye ödenmesi gerektiğine karar veren Daire'nin kararında, "Dava tarihi itibarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Aynı şekilde, vekalet ücreti yönünden de haksız çıkan taraf aleyhine hüküm kurulur. Dava açıldığı anda haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında oluşan yasa değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden, dolayısıyla karşı tarafın vekalet ücretinden sorumlu tutulması olanaklı değildir." ifadeleri kullanıldı.
 
"Son derece hakkaniyetli ve isabetli bir karar"
 
Kararı değerlendiren Şeker-İş Sendikası'nın avukatı Gökhan Candoğan, elektrik kayıp kaçak bedellerine yönelik aboneler tarafından açılan davaların uzunca bir süreden beri kamuoyunu meşgul ettiğine işaret ederek, aboneler lehine çıkan yargı kararlarının ardından, pek çok abonenin dava açtığını hatırlattı.
 
Candoğan, davaların sonuçlanmasına yakın TBMM'de 17 Haziran 2016'da kabul edilen Kanun'un ise yeni davaların önünü kestiğini, hatta kanun değişikliğinin devam eden davalara da uygulanacağı hükmünün getirildiğini bildirdi. Bu yöndeki bir düzenlemenin, adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ortaya konulduğunu söyleyen Candoğan, mahkemelerin en azından davacı aboneleri yargılama gideri ödeme yüküyle karşı karşıya bırakmaması için girişimlerde bulunduklarını anlattı.
Avukat Candoğan, buna karşın, pek çok mahkemenin, kanun değişikliğini gerekçe göstererek davaları reddettiğini, haklı başladıkları dava yolunda, bir kanun değişikliği ile bir anda haksız duruma düşürülen abonelerin, bir de davalı elektrik dağıtım şirketlerine yargılama gideri ödemek zorunda bırakıldıklarını ifade etti.
 
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin bu kararının son derece hakkaniyetli ve isabetli olduğunu belirten Candoğan, "Binlerce elektrik abonesinin haklı iken haksız konuma düşürülmesine ve elektrik dağıtım şirketlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesine sebep olan bir yaklaşımın etkisiz bırakılması son derece anlamlıdır. Hukuk devleti ilkesini gözardı eden bir yasa değişikliğinin olumsuz etkilerini en azından kısmen gidermeye yönelik bu karar sonrasında, ilk derece mahkemesi kararları nedeniyle dağıtım şirketlerine icra yoluyla yargılama gideri ile vekalet ücreti ödemek zorunda kalan abonelerin ödedikleri tutarları, yasal faiziyle birlikte geri alma hakkı doğmuştur." diye konuştu.
 
kaynak : yenişafak

BURSA TÜKETİCİ HAKLARINI SAVUNAN BURSA TÜKETİCİ AVUKATI OLARAK;

Bursa tüketici avukatı olarak biliyoruz ki ülkemizde her ay binlerce yerli ve ithal araç satışı gerçekleşmektedir. İnsanların yeni araca yönelmelerindeki asıl amaç, sorun yaşamamaktır. Sıfır araca ikinci el araçlara oranlarla çok daha yüksek bedeller ödeyerek sorunsuz ve kusursuz araç almak isteyen kişiler araç mağazalarının yolunu tutmaktadırlar. Ancak son zamanlarda daha da artan ve insanları sıfır araç almaktan dahi korkutan bazı durumlar yaşanmaktadır.

Bu konunun başında gizli ayıp gelmektedir. Gizli ayıp tüketici kanunu çerçevesinde alınan bir ürünün arızasının, kusurunun, sorununun ürünü aldıktan sonra fark edilmesi veya çok daha sonra ortaya çıkması durumudur. Örneğin aldığınız bir aracın otomatik şanzımanı (vitesi) normal kullanım haricinde çeşitli nedenlerden dolayı kendiliğinden bozulmuş ise burada ilgili firma sorumluluğu müşteriye yükleyemez. Veya aldığınız aracın üzerinde sonrada boya yapıldığı, boyandığı ortaya çıkmışsa firma bu boyayı hukuken ben yapmadım diyemez. Tüketicilerin bu gibi konularda çok büyük oranda hukuki hakları vardır.Bursa tüketici avukatı olarak aklınıza gelen Peki bu haklar nelerdir? Alınan yeni aracın ayıplı çıkması durumunda neler yapabiliriz? gibi sorularınızı cevaplamaktayız.

Öncelikle Bursa tüketici avukatı olarak şunu hemen belirtelim, yasa koyucu tüketiciye yani müşteriye ayıplı, gizli ayıplı yani kusurlu çıkan araç için seçimlik üç hak tanımıştır. Aracın iadesini, aracın yenisiyle değiştirilmesini veya aracın zararının giderilmesini müşteri talep edebilir durumdadır. Burada, Bursa tüketici avukatı olarak açılacak dava ile bilirkişi marifetiyle dosya üzerinde çalışmaları yapıp, aracı gerekirse bilirkişi incelemesine sunmaktayız.

Örneğin ülkemizde Volkswagen, Audi, Skoda, Seat marka araçlarda kullanılan triptronik viteslerde çeşitli arızalar gün yüzüne çıkmıştır. Bu grubun kullandığı DSG vites sisteminde çok büyük sayıda araç arızalanmış ve arızalanan araçlar için açılan davalar sonucunda arızanın gizli ayıptan kaynaklandığına yönelik mahkeme kararları çıkmıştır. Ayrıca ilgili araç firması yaşanan bu mekatronik arızası sonucunda müşterilerine bedelsiz olarak mekatronik değişim işlemi uygulamıştır. Bu olayda olduğu gibi bazı durumlarda ayıp sizin aracınıza mahsusken bazı durumlarda ayıp belli serideki birçok aracı da kapsayabilmektedir.

Bursa tüketici avukatı olarak söyleyelim, sonuç olarak aldığınız araç ister sıfır olsun ister ikinci el olsun size söylenenden farklı bir kusuru, ayıbı var ise satıcı bu durumdan doğrudan sorumludur. Örneğin aldığınız ikinciel araç pert kayıtlı çıkmışsa, motoru arızalı çıkmışsa burada satıcı doğrudan sorumludur. Tüketici olarak yasal haklar en iyi şekliyle öğrenilmeli ve böyle bir mağduriyet yaşamışsanız gecikmeden Bursa tüketici avukatı olarak profesyonel hukuki desteğimizi alarak yasal sürecin başlatılmasını önermekteyiz.

Bursa Başkent Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Bursa Tüketici Hukuku Avukatı yani Bursa Tüketici Haklarının Korunması ve Bursa Ayıplı Malın İadesi Avukatı Olarak Bursa Tüketici Hakem heyeti dosyalarınızda ve diğer tüketici hukukuna ilişkin sorunlarınızda Bursa avukat olarak sizlere her türlü hukuki yardım ve danışmanlık yapmak adına paylaştığımız yargıtay kararı:   

T.C.

ANKARA

… TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2010/

KARAR NO : 2012/

 

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA :

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın yapılan açık yargılaması sonunda:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 2007 tarihinde fatura ile …. marka aracı satın aldığını ve araçta önceleri küçük problemler yaşandığını ancak daha sonra aracı kullanamadığını, arcın bakımlarının serviste yapılmış olmasına rağmen aracın değişik tarihlerde birden çok kez arızalar yaptığını, buna ilişkin servis kayıtlarının bulunduğunu, aracın müvekkili tarafından kullanılamadığını, bu nedenle işlerinin aksadığını, araçta gizli ayıp olduğundan yenisi ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle mahkemenin görevsiz olduğunu, aracın şehirlerarası ticaret ve meslek hayatına ilişkin olarak kullanıldığını bu nedenle ticaret mahkemesinin görevi olduğunu, kaldı ki mahkemenin de yetkisiz olduğunu savunmuştur. Ayrıca 4077 Sayılı Yasanın 4/2.maddesi gereğince yasal süre içinde ayıp ihbarının yapılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, tüm bu hususlar yanında ayrıca araçta imalat hatası veya ayıp bulunmadığı gibi davanın esastan yasal şartlar ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına dair yönetmeliğin 14/A maddesindeki durumun gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.

GEREKÇE

Dava, satın alınan aracın ayıplı çıktığından bahisle yenisi ile değiştirme istemidir.

Dava konusu araç, davacı tarafça …adlı satıcı firmadan 1…. Tarihinde satın alınmıştır. Dava konusu aracın üreticinin ve ithalatçısının …. Olduğu incelenen faturadan anlaşılmıştır.

Dava konusu araç faturadan da anlaşılacağı üzere … Marka arazi taşıtı olup ruhsat bilgisine göre aracın hususi araç olduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafın öncelikle görev itirazı incelenmiş, buna göre aracın Jeep diye tabir edilen arazi aracı olduğu ancak bu aracın niteliği itibariyle kişinin ticaretle uğraşması aracın ticari araç olmasını sağlamadığı gibi ticari işte kullandığını göstermeyecektir. Ruhsat bilgisinde açıkça aracın hususi olduğu belirtilmiştir. Bu hali ile görev itirazı reddedilmiştir.

Davalı tarafın yetki itirazı incelenmiş, buna göre 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 23/3.maddesinde “Tüketici davalara tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir” hükmü gereğince Ankara Tüketici Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı da bu nedenle reddedilmiştir.

Uyuşmazlık bu durumda dava konusu aracın gizli-açık ayıplı olup olmadığı, imalat hatası olup olmadığı ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14/a maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı noktasında düğümlenmiştir.

Dava konusu araç üzerinde konusunda uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif icra edilmiştir.

Bilirkişi kurulunun …. tarihli raporunda da açıkladığı üzere, dava konusu aracın … tarihinde serviste yapılan bir bakım onarım sonrasında yeniden arızalandığı, bu arızanın aracın sürüş güvenliğini teknik olarak etkilediği ve bu arızanın halen devam ettiği, Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14/a maddesinde belirtilen hüküm gereğince bir yıl içerisinde ikiden fazla aynı arızaları tekrarladığı, satıcının daha uzun bir garanti süresi verdiği ve bunun üç yıl olduğu, bu hali ile 2007 tarihinde satın alınan bir aracın üç yıllık garanti süresinin 2010 tarihinde dolacağı, bu hali ile zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmıştır.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun dördüncü maddesinin birinci fıkrasında; “ambalajında etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan yada tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksikliler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet kabul edilir.” denildikten sonra, maddenin dördüncü fıkrasında da; satıcının ayıba karşı sorumlu tutulanların daha uzun bir garanti süresi vermemesi daha uygun bir süre sorumluluk üstlenmemeleri halinde ayıplı maldan doğan davaların sorumluluğun ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ancak satılan malın ayıbı tüketiciden satıcının hile ile ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı hükmü yer almaktadır.

4077 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince ayıplı bir malın teslimi halinde tüketici bedel iadesi de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir. Aynı yasanın 13. maddesi tüketici onarım hakkını kullanmışsa garanti süresi içinde sık sık arızalanma nedeniyle maldan yararlanamama süreklilik arzetmesi halinde 4. maddede yer alan diğer seçimlik hakların kullanılabileceği düzenlemesini getirmiştir. Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesine göre de, tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen; malın, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içinde, aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumlarında tüketici malın ücretsiz değiştirilmesi, bedelin iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir. 18.2.2004 tarih ve 2004/4-29-83 Sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında da benimsendiği gibi, davalı satıcı onarımı yetkili servis istasyonları eliyle yapmaktadır. Bu istasyonlar satılan araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorundadır. Deneme yanılma yoluyla aracı tamire çalışan servis elemanları istihdam edilmesinin sonuçlarının tüketiciye mal edilmesi düşünülemez. Öte; yandan ve asıl önemlisi, üretim hatasının varlığını, rahatlıkla tespit edebilecek nitelikte olması gereken bir yerde ifa yardımcısı durumunda olan servislerin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli aralıklarla tekrarlaması karşısında davada zamanaşımı; varlığından da söz edilemez. MK.nun 2. maddesi hükmü gereğince, herkes hakkını iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanmak zorundadır.

Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4/g maddesi gereğince de imalatçı- ithalatçı firmanın sorumlu olduğu,bu hali ile ve yine Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 15. maddesine göre imalatçı- üretici firmanın sorumlu bulunduğu anlaşıldığından davalı firmanın sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda, davacı tarafça satın alınan aracın garanti süresi içerisinde arızasının ikiden fazla tekrarlandığı ve arızaların niteliği itibariyle araçtan beklenen faydayı sağlamadığı ve böylelikle 4077 sayılı yasanın 4. maddesi ile Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan seçimlik haklardan yenisi ile değiştirme hakkının gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM // Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının KABULÜNE,

2-Dava konusu aracın AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE,

 

Davacı dava dilekçesi ile; davalı bankadan konut kredisi kullandığını ve sonrasında iki defa yapılandırdığını, tüm bu işlemler nedeni ile toplamda 1.716,83 TL tahsil edildiğini, bu bedelin haksız alındığını belirterek iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu işlemlerin sözleşmenin masraf ve komisyonlar hükmüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

GEREKÇE:

Dava, alınan masrafın tahsiline ilişkindir.

Dosya kapsamına göre; konut kredisi sözleşmesi uyarınca kullandırılan ve yeniden yapılandırılan kredi nedeni ile dava konusu 1.716,83TL dosya masrafının ve yeniden yapılandırma bedelinin alındığı hususu taraflar arasında çekişmesizdir.

Yanlar arasında ihtilaflı olan husus; kredi kullandırılması ve yeniden yapılandırma  sırasında bu masrafın alınıp alınmayacağıdır.

Taraflar arasındaki konut kredisi sözleşmesinin 6.maddesinde “Akdi Faiz, Vergi ve masraflar” başlığı altında ilgili vergi ve resimler ile yapılacak tüm sair masrafları ödemeyi tüketicinin kabul ettiği belirtilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; yeniden yapılandırma adı altında yapılan işlem, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 10/B maddesinde (5582 Sayılı Kanun madde: 24) öngörülen “Erken Ödeme” işleminden farklı bir hukuki tasaruftur.

Şöyle ki;

4077 sayılı Kanun’un 10/B maddesinin 14. fıkrasında; “Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle,  bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez” denmektedir.

Dava konusu edilen yeniden yapılandırma olayında ise, bankalar arası piyasadaki konut kredilerinin düşmesi üzerine, rekabet koşulları çerçevesinde davalı bankanın kendi inisiyatifi ile yeniden sunduğu faiz oranları üzerinden bakiye krediye ait ödeme tablosunun tekrardan belirlenmesi söz konusu olmaktadır. Bir başka deyişle, yeniden yapılandırmada erken ödemede olduğu gibi, yanlar arasında akdedilen ilk konut kredisine ait ödeme tablosunda yer alan bir ya da birden fazla taksitin vadesinden önce ödenmesi bahis konusu değildir. Erken ödeme durumunda, yasal şartlar mevcut ise banka “erken ödeme ücreti” talep edebilecektir.

Somut olayımızda, Bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan masrafları isteyebileceği, kredi verilmesi veya yeniden yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün bankaya düştüğü, bunun dışında sebebi ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince haksız şart niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu, bankanın dava konusu giderin kredinin verilmesinde ya da yeniden yapılandırılmasında zorunlu masraf niteliğinde bulunduğu hususunu kısmen  kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; sigorta primleri, ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti, kredi kullandırılması için banka açısından zorunlu masraf niteliğinde olduğu, bu hususun Mahkememizde görülen bir çok emsal davada alınan uzman bilirkişi raporları ile sabit bulunduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir.

Bu bağlamda alınan bilirkişi raporunun; mahkememizce kabul edilen maddi olgulara ve kanıtlara dayandığı, objektif ve bilimsel nitelikte bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M //Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE,

a-1.381,83 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-Davacı tarafından yapılan posta + bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 218,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 150,05 TL’sinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

3-Davacı gider avansından kullanmayan kısmının HMK’nun 333.311 ve HMKGAT’nin 5/1.maddeleri uyarınca, hükmün kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT’nin 12/2.maddesi gereğince takdiren 400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz edilmesi halinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

 

Sanayinin ve ticaretin gelişmesi ve özellikle seri üretim-seri satış usullerinin gelişmesi ile tüketici hakları da beraberinde gelişmiştir. Avrupa Birliği, Tüketici Haklarına ilişkin beyanname yayımlamış, asgari tüketici haklarını tespit etmeye çalışmıştır. Ülke ekonomilerinin korunması ve sağlıklı bit ticari hayatın oluşmasında önemli bir yer tutan tüketici hakları, oldukça kolay başvuru yolları ile zahmetsiz ve masrafsız bir şekilde tüketicilerin haklarına ulaşması imkanı sunmaktadır. Zengin ve güçlü satıcı/sağlayıcılar karşısında tüketiciler korunarak pozitif bir ayrımcılığa gidilmiştir. Günümüzde başarılı tüketici örgütleri sayesinde her geçen gün bilinçlenen tüketiciler, haklarını aramak istemekte, şirketler de her geçen gün kendini yenileyerek tüketici taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. Tüketicilerin ekonomik hayatlarını daha çok koruyabilmek, mal ve hizmetlere kalite ve ticarete düzen getirebilmek için devamlı olarak yenilenen ve gelişen bu hukuk dalında müvekkillerimize her türlü hukuki hizmeti sunmaktayız. Bu hizmetler dava vekilliği hizmeti ve danışmanlık hizmeti olarak ayrı ayrı yürütülmektedir. Bu alanda verilen dava vekilliği hizmetlerini ve danışmanlık hizmetlerini şu şekilde sıralayabiliriz.

Blog1 600x400

Dava Vekilliği Hizmetleri

  1. Abonelik sözleşmelerinden doğan davalar
  2. Ayıplı Mallardan doğan davalar
  3. Ayıplı hizmetlerden doğan davalar
  4. Devre tatillerden doğan davalar
  5. Garantili mallardan doğan davalar
  6. Haksız şartlardan doğan davalar
  7. Kapıdan satış – mesafeli satışlardan doğan davalar
  8. Kredi kartı sözleşmelerinden ve kullanımından doğan davalar
  9. Konut finansmanı sözleşmelerinden doğan davalar
  10. Paket turlardan doğan davalar
  11. Taksitli ve kampanyalı satışlardan doğan davalar
  12. TOKİ sözleşmelerinden doğan davalar
  13. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne müracaatlar
  14. Tüketici kredilerinden doğan davalar
  15. Tüketicilerin Reklam Kuruluna yapması gereken başvurular
  16. Tüketicilerin Rekabet Kuruluna yapması gereken başvurular

Danışmanlık Hizmetleri

  1. Abonelik sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  2. Devre tatil sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  3. İşletmenin tüketici hukukuna uygunluğunun denetlenmesi
  4. Kapıdan satış ve mesafeli satış sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  5. Kapıdan satış sertifikaları için gereken başvurular
  6. Konut finansmanı ve tüketici kredileri sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  7. Mal veya hizmet satım sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  8. Mesafeli satış sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  9. Paket tur sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  10. Taksitli ve kampanyalı satış sözleşmelerinin denetlenmesi, düzenlenmesi
  11. Ticari reklam ve ilanların Tüketici hukuku çerçevesinde denetlenmesi, düzenlenmesi
  12. Tüketici Sözleşmelerinin kanuna uygun şekilde hazırlanması ve denetimi
  13. Tüketici şikâyet hattı kurulması ve tüketicilerin şikâyetlerini bizzat cevaplandırma
  14. Mesai saatleri içerisinde olmak kaydıyla, büroda, telefonla yahut yazılı olarak sınırsız danışmanlık verilmesi.

Her biri alanlarında uzman ve tecrübeli avukat kadromuzla Tüketici Hukukunda da sizin çözüm ortağınızız.

 

Tüketici Hukuku İle İlgili Diğer Makaleler

İstinaftan elektrik aboneleri lehine kar…

29-04-2017 Hits:1893 Tüketici Hukuku Başkent Hukuk ve Danışmanlık - avatar Başkent Hukuk ve Danışmanlık

15898

İstinaftan elektrik aboneleri lehine karar   İstinaf mahkemesi, elektrik faturasındaki kayıp kaçak bedelini geri almak için dava açan ve çıkarılan yeni yasayla davaları reddedilen abonelerden yargılama gideri alınamayacağına karar verdi.    Birçok tüketici, kayıp...

Sıfır ve İkinci El Araçta Arıza, Gizli A…

26-04-2017 Hits:2673 Tüketici Hukuku Başkent Hukuk ve Danışmanlık - avatar Başkent Hukuk ve Danışmanlık

BURSA TÜKETİCİ HAKLARINI SAVUNAN BURSA TÜKETİCİ AVUKATI OLARAK; Bursa tüketici avukatı olarak biliyoruz ki ülkemizde her ay binlerce yerli ve ithal araç satışı gerçekleşmektedir. İnsanların yeni araca yönelmelerindeki asıl amaç, sorun yaşamamaktır. Sıfır araca ikinci el...

Tüketici Mahkemesi Ayıplı Aracın Yenisi …

26-04-2017 Hits:1874 Tüketici Hukuku Başkent Hukuk ve Danışmanlık - avatar Başkent Hukuk ve Danışmanlık

Bursa Başkent Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Bursa Tüketici Hukuku Avukatı yani Bursa Tüketici Haklarının Korunması ve Bursa Ayıplı Malın İadesi Avukatı Olarak Bursa Tüketici Hakem heyeti dosyalarınızda ve diğer tüketici...

Banka Kredisi Dosya Masraf İadesi Örnek …

26-04-2017 Hits:1566 Tüketici Hukuku Başkent Hukuk ve Danışmanlık - avatar Başkent Hukuk ve Danışmanlık

Davacı dava dilekçesi ile; davalı bankadan konut kredisi kullandığını ve sonrasında iki defa yapılandırdığını, tüm bu işlemler nedeni ile toplamda 1.716,83 TL tahsil edildiğini, bu bedelin haksız alındığını belirterek iadesine...

Tüketici Hukuku

25-04-2017 Hits:3594 Tüketici Hukuku Başkent Hukuk ve Danışmanlık - avatar Başkent Hukuk ve Danışmanlık

Blog1 600x400

Sanayinin ve ticaretin gelişmesi ve özellikle seri üretim-seri satış usullerinin gelişmesi ile tüketici hakları da beraberinde gelişmiştir. Avrupa Birliği, Tüketici Haklarına ilişkin beyanname yayımlamış, asgari tüketici haklarını tespit etmeye çalışmıştır...